<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-568416821980098495</id><updated>2012-02-05T10:52:58.992+02:00</updated><category term='Şiir'/><category term='Nil Gün'/><category term='Umidim'/><category term='Sümbülzade Vehbi Efendi'/><category term='Yaşam'/><category term='Radikal'/><category term='Yazarlar'/><category term='Thomas Edison'/><category term='Pranga'/><category term='Blog'/><category term='Aşk'/><category term='Platon'/><title type='text'>@umiterdem1</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>umidim</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-nGh6nVPn-M0/TxQChNq8R3I/AAAAAAAADaM/c9z5C4jIIA4/s220/%25C3%25BCmit%2B07.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>5</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-568416821980098495.post-7787608694009047204</id><published>2012-02-05T10:52:00.000+02:00</published><updated>2012-02-05T10:52:07.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pranga'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Umidim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Platon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Duyuların Prangası</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WhJ_tzOtuWQ/Ty5CmgZc7-I/AAAAAAAADbk/s-PM3YTGcEo/s1600/sinop+cezaevi+prangalar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" sda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-WhJ_tzOtuWQ/Ty5CmgZc7-I/AAAAAAAADbk/s-PM3YTGcEo/s320/sinop+cezaevi+prangalar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Aşk, iki kişilik yalnızlıktır der birileri. Ama 'yalnızlık paylaşılmaz' diye de biliyorum. Çünkü 'paylaşılsa yalnızlık olmaz' zaten. Bu durumda aşk iki kişilikse yalnızlıkla betimlemek çok da doğru değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmiş yıllarımı şöyle bir yokladığımda, çocukluktan ilk gençliğe geçiş zamanlarında kim söylemiş neden söylemiş neye göre söylemiş bilmediğim ama zihnimin çengeline asılı sözler var. Garipsediğim, komik bulduğum biraz kaba saba, biraz da laf olmuş beri gelmiş kabilinden sözler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk bir sudur, iç iç kudur.&lt;br /&gt;Aşk bir boktur, yemeyen yoktur.&lt;br /&gt;Aşk bir turşu suyudur; içmezsen ağzın sulanır, içersen miden bulanır.&lt;br /&gt;Aşk bir vişne, ye ye kişne.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki çoğaltmak mümkün, benim aklıma gelenler şimdilik bunlar. Muhtemelen yeni yetmelerin hatıra ve anket defterlerinden aparılmış, insanın betini benzini attıran tanımlamalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşklar, üçe ayrılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıksızı vardır, platonik olanı vardır bir de karşılık bulanı. Karşılık bulanı iki kişilik yalnızlığa taşır insanı. Karşılıksız olanında isteyenin bir yüzü vermeyenin dibi kara durumu hasıldır. Platonik olanına hiç girmesek diyeceğim ama yaşamda yer bulmuş nasıl olsa, açıklamak lazım kendi cihetimizden; seversin ama sevdiğinin haberi olmadan. Seversin ama sevdiğinin, bırak sevdiğini bilmesi senden bile haberi yoktur belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden platonik denmiştir, filozof Platon ile bir bağlantısı var mıdır bilmiyorum. Tek bildiğim Platon'un iyiliğin ve sevginin sebebini araştırdığıdır. Bulabilmiş midir o da belli değil ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de platonik denmesinin sebebi, Platon'un araştırmaları neticesinde sevgi için bir sebep olamayacağına karar vermesidir. 'Sevin yahu sevinde sebebi olmasın ne fark eder ki!' demeye getirmiştir belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, tutkuya, arzuya, histeriye -isteri de derler- hizmet eder. Kanın kaynaması, yüreğin coşması, kalbin kanatlanıp maşuka uçması, uçmak istemesidir. Gözler dünyaya ve dünyada olan bitene kapanır. Açıkken kördür, kapandığında yalnızca onu görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzağındaysa maşuk, dünya döner ama zaman geçmez bir türlü, vuslat hep ötelenir, hep daha uzağa konar. Yakınlaştıkça dünya dönmemeye başlar, durur belki de, ama zaman, sabun köpüğünden bir baloncuk olur avucunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, esarettir. Kalbin duyulara vurduğu prangadır. Kalbin, ne isterse onu görür, onu duyar, onu konuşur, onu yaparsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, kandırır. Gerçekle yüzleştirmez. Hayal dünyasında yaşatır insanı, bulutlar üzerinde, toz &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;pembe bir diyarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sevgiye dönüşmez ise geçen zamanda, pembesi gider bir avuç tozla kala kalırsın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;20.11.2008 Pe | &lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;İstanbul&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/568416821980098495-7787608694009047204?l=serbestnesirler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/feeds/7787608694009047204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/02/duyularn-prangas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/7787608694009047204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/7787608694009047204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/02/duyularn-prangas.html' title='Duyuların Prangası'/><author><name>umidim</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-nGh6nVPn-M0/TxQChNq8R3I/AAAAAAAADaM/c9z5C4jIIA4/s220/%25C3%25BCmit%2B07.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-WhJ_tzOtuWQ/Ty5CmgZc7-I/AAAAAAAADbk/s-PM3YTGcEo/s72-c/sinop+cezaevi+prangalar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-568416821980098495.post-7758246639326225721</id><published>2012-01-22T22:24:00.000+02:00</published><updated>2012-01-22T22:26:48.339+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Radikal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nil Gün'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Thomas Edison'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Eğerler Keşkelerle Akrabadır</title><content type='html'>1998 yılında askerdeyken Radikal gazetesinde (yanlış hatırlamıyorsam) okumuştum. Kesip sakladım sonra. Yaşama dinamizm kazandıran motivasyonu tavan yaptıran bir yazıydı. 14 yıldır&amp;nbsp;arşivdeki yerini koruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki feyiz almak isteyen&amp;nbsp;başkaları da&amp;nbsp;olur. &lt;br /&gt;_____________________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Küçük başarılar büyük başarılar için ilk adımdır...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kötümser; yapılamaz der...&lt;br /&gt;İyimser; yapılabilir.....&lt;br /&gt;Motivasyon sahibi kişi ise, &lt;strong&gt;YAPTIM!&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Başlangıç noktası her yerdir...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir turist ziyaret ettiği kasabanın yaşlı marangozuna sorar; "bu kasaba neyi ile ünlüdür?" Yaşlı adam yanıt verir; "bu kasaba dünya da gidebileceğiniz her yerin başlangıç noktasıdır, buradan başlayarak her yere gidebilirsiniz."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yaşlı adam ne kadar haklı; oysa çoğumuz yaşamın zenginliğinin hazzına varabilmek için başka bir yerde olmamız gerektiğini sanıyoruz. Şimdi buradayız başka bir yerde ve zamanda olmamız imkansız oysa alacağımız kararları "eğer" sözcüğü yönetiyor. &lt;/em&gt;&lt;em&gt;Eğer üniversite den mezun olursam... Eğer sevdiğim kişi ile evlenirsem... &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bu eğerler olduğumuz yerden başlamamızı engelliyor. Gücümüzü ve mutluluğumuzu baltalıyor. Şu anda başlangıç noktasındayız; dışarıdan kazanacağımızı sandığımız güç içimizde burnumuzun dibinde!!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Filler nasıl eğitiliyor biliyor musunuz?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Daha yavru iken hayvanın bacağı kalın bir zincirle bir direğe bağlanır. Önceleri hayvan kaçmaya çalışır ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne zinciri koparabilir ne de direği yerinden oynatabilir. Fil yavrusu ayağında zincirle büyür. Kaçamayacağını kabullenir. Özgürlük kavramını yitirir. İşte bu nokta da ayağında ki zincir çözülür yerine konulan ince bir halatla birkaç santimlik tahta çubuğa bağlanır. Bu koşullar da kolaylıkla kaçabilecek olmasına rağmen olduğu yerde kalır. Çünkü hala var olduğunu sandığı zincirini asla kıramayacağına inanmıştır. Sahibi olduğu güçten habersizdir...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir çoğumuzun yaşamı da çocukluğumuzda koşullandığımız düşünce, duygu, ve inanç kalıplarının esaretinde sürüyor.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Olağanüstü yeteneklerimiz ve olağanüstü gücümüz var ve kullanılmayı bekliyor. &lt;/em&gt;&lt;em&gt;Tek bir insan bile yapmak istediğini başarmışsa aynı güç sizde de var. Ne kadar hızlı koşabileceğinizi bilmek istiyorsanız olimpiyatlarda en hızlı koşan insanı gözleyin, sokakta yürüyeni değil; olimpiyat şampiyonu da bu başarıyı elde etmek için uzun süre kaslarını, bedenini ve düşüncelerini eğitti. Ve yarıştan önce koç u motive edici sözler söyledi.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Binlerce tonu kaldırabileceği halde gücünü bilmediği için tahta çubuğun esaretinde yaşayan fil gibi; kendinize empoze ettiğiniz sınırların farkında olun.&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Gücünüzün ve yeteneklerinizin farkında olduğunuzda kendinize olan inancınızda artacaktır. Bu güçle dağları devirebilirsiniz.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Her şey olup bittikten sonra "bunu ben de yapabilirdim" dedi adam. Oysa önceleri "yapamam" diyordu. Sonra "belki yapabilirim" demeye başladı. "peki bir deneyeyim" noktasına geldiğinde biri yapmıştı bile!! Çünkü yapan bir kişi en başından yapabileceğine inanıyordu.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir şeyi ancak yaparak yapabilirsiniz. Yapabileceğinizi düşünmek yetmez.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;*Başarılı insan yaratıcı ve üretkendir.&lt;br /&gt;*Başarılı insan başarının bir günde oluşmayacağını bilir.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Sizi olabileceğinizin en iyisi olmaktan istediklerinize sahip olmaktan ve yapabileceklerinizden alıkoyan ne?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-tembellik mi&lt;br /&gt;-risk alma korkusu mu&lt;br /&gt;-başarısızlık korkusu mu...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Tüm korkular başlamadan bitirir bizi...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Kendinize borçlusunuz!!!&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Mazeret üretme yeteneğinizi gerçek üretkenliğe dönüştürebilirsiniz. Mazeretlerin çeşitliliğine bakın ne kadar yaratıcı olduğunuzu görün.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Birinci mahalle de "evet ama..." lar yaşıyormuş: ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde "evet ama..." diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu başkasına atmakta da ustaymışlar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İkinci mahalle de "yapıcam"lar yaşıyormuş: ne yapacaklarını bilirlermiş. kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış. ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Üçüncü mahalle de "keşke"ciler yaşıyormuş: hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama herşey olup bittikten sonra. Keşkecilerin başları kanarmış duvarlara vurulmaktan.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Dördüncü mahalle de "iyi ki yaptım"lar yaşarmış: kasabanın en güzel bölgesinde en güzel evlerin olduğu mahallede otururlarmış. Yapıcamlar keşkecilerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış. Evet amalar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine ağaçlarının gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş. &lt;/em&gt;&lt;em&gt;İyi ki yaptım mahallesinde ki insanların kusuru da, beyinlerinde 'mazeret üretme merkezi' nin olmayışı imiş.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Başarı başarıyı getirir. Küçük başarılar size güç verir ve&amp;nbsp; büyük başarıları getirir. &lt;/em&gt;&lt;em&gt;Bugün olabileceğinizin en iyisi kendinizin en iyi versiyonu olun. En iyi versiyonunuz üzerine bilgi ve deneyim eklenerek her geçen gün daha en iyi versiyonunuz olacaktır.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Başarı basamaklarının neresindesiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;yapamam-yapmam-ne yapacağımı bilmiyorum-keşke yapabilseydim-belki yapacağım-yapacağım-belki yapabilirim-yapabilirim-yapıyorum-&lt;strong&gt;YAPTIM.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Edison'a ampulü keşfetmeden önce yaptığı 999 başarısız deneme için ne hissettiğini sormuşlar; Edison şaşırmış; "999 başarısızlık mı? Hayır! Işığa kavuşamamanın 999 yolunu keşfettim o kadar."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir öğrenci okulu bırakmaya karar vermiş. Öğretmenine derslerden çok sıkıldığını söylemiş. Öğretmeni onu okulda kalması için ikna etmeye çalışıyormuş. &lt;/em&gt;&lt;em&gt;"Okuldan vazgeçemezsin genç adam. Tarihte yer alan büyük önderler hedeflerinden vazgeçmedikleri için hatırlanıyorlar.&amp;nbsp; &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Thomas Edison, Marie Curie, Simone De Beauvoir, İsmail Çokgören...."&amp;nbsp; Öğrenci şaşırmış; "İsmail Çokgören kim?" Öğretmeni; "gördün mü onu tanımıyorsun çünkü o hedefinden çabuk vazgeçti."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Korkular bir illüzyondur. Korkuları üzerine giderek aşabilirsiniz. Yoksa bilinçaltınızda 'sevmek kaybetmektir kaseti mi var?' Sevmek kazanmaktır. Sevdiğiniz kişi yada nesneyi kaybetseniz bile kendinizi kazanırsınız içinizde ki özünüz olan sevgi bir şekilde ortaya çıktıktan sonra gittikçe çoğaldığınızı fark edeceksiniz. Ayrıca gerçek olan hiçbirşey kaybedilmez. Kaybedilen sadece illüzyonlardır.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Mutluluk başkalarının yada koşulların bize isterse sunduğu isterse sunmadığı altın tepside bir pasta değil ki! O bizim içimizde...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hayat size borçlu değil ama sizin kendinize olan borcunuz büyük. Bu borç nasıl mı çoğaldı? Yaşamınızın sorumluluğunu üstlenmemekle....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;Sorumluluk almadığınız için sizi sömürmelerine izin vermekle... Bedelsiz maddi ve manevi kazançlar ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hemen şimdi ve burada yaşamınızı yeni bir yola sokabilirsiniz. Bugün kendiniz için küçük bir adım atın. &lt;strong&gt;KÜÇÜK BAŞARILAR BÜYÜK BAŞARILARIN İLK ADIMIDIR. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Gücünüzde var yeteneğinizde!.. Siz bu evrende eşsiz ve özgün bir varlıksınız.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;14 Ağustos 1998&lt;br /&gt;Nil GÜN (Radikal Gazetesi)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/568416821980098495-7758246639326225721?l=serbestnesirler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/feeds/7758246639326225721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/egerler-keskelerle-akrabadr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/7758246639326225721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/7758246639326225721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/egerler-keskelerle-akrabadr.html' title='Eğerler Keşkelerle Akrabadır'/><author><name>umidim</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-nGh6nVPn-M0/TxQChNq8R3I/AAAAAAAADaM/c9z5C4jIIA4/s220/%25C3%25BCmit%2B07.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-568416821980098495.post-1495885243571962202</id><published>2012-01-20T22:13:00.000+02:00</published><updated>2012-01-20T22:13:39.828+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sümbülzade Vehbi Efendi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Cellat mı, İhsan mı?</title><content type='html'>Zamanın padişahı Sümbülzade Vehbi Efendi'ye: &lt;em&gt;"Bana öyle&amp;nbsp;bir şiir söyle ki, her beytinde; ilk mısrayı duyunca&amp;nbsp;kızıp cellat diye bağırayım, ikinci mısrayı duyunca&amp;nbsp;da sevinip sana ihsanda bulunayım."&lt;/em&gt; der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sümbülzade Vehbi Efendi de aşağıdaki şiiri yazar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir gümüş ibrik ile destine ab-i revan.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Salınarak giderken arkandan ben sokayım&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Herkese vermektesin, bir de bana versene&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Sen her zaman gelesin, ben Vehbi’ye veresin&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Esselamun aleyküm ve aleykümselam.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sümbülzade Vehbi Efendi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(Maraş 1718 - İstanbul 1809)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/568416821980098495-1495885243571962202?l=serbestnesirler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/feeds/1495885243571962202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/cellat-m-ihsan-m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/1495885243571962202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/1495885243571962202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/cellat-m-ihsan-m.html' title='Cellat mı, İhsan mı?'/><author><name>umidim</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-nGh6nVPn-M0/TxQChNq8R3I/AAAAAAAADaM/c9z5C4jIIA4/s220/%25C3%25BCmit%2B07.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-568416821980098495.post-5599662594399077438</id><published>2012-01-16T23:21:00.000+02:00</published><updated>2012-01-16T23:21:02.213+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Umidim'/><title type='text'>3 K</title><content type='html'>Kavun&lt;br /&gt;Karpuz&lt;br /&gt;Kiraz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/568416821980098495-5599662594399077438?l=serbestnesirler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/feeds/5599662594399077438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/3-k.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/5599662594399077438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/5599662594399077438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/3-k.html' title='3 K'/><author><name>umidim</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-nGh6nVPn-M0/TxQChNq8R3I/AAAAAAAADaM/c9z5C4jIIA4/s220/%25C3%25BCmit%2B07.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-568416821980098495.post-7629010202123572256</id><published>2012-01-01T07:33:00.000+02:00</published><updated>2012-01-15T23:30:06.400+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Umidim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Başladığı Gibi mi?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Yeni yıla nasıl girersen, devamı da öyle gelir." derler. Pek inandırıcı bir söylem olduğunu kimse düşünmüyor muhakkak. Sadece içsel bir tatmin sağlayan pozitif bakma gayreti diyebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;2008'de &lt;strong&gt;ilk&amp;nbsp;postumu başka bir blog adresinde&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;girmiştim. 2010 civarında blogu tamamen ortadan kaldırdım. Aradan geçen zaman bende tekrar yazma hevesi uyandırdı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;2012'nin ilk günü ile birlikte, yine &lt;strong&gt;yeni&lt;/strong&gt; yeniden &lt;strong&gt;blog&lt;/strong&gt;a devam diyerek başladım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Herkese kaymak gibi bir 2012, 13, 14, 15, 16, 17, ... diliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/568416821980098495-7629010202123572256?l=serbestnesirler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/feeds/7629010202123572256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/basladg-gibi-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/7629010202123572256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/568416821980098495/posts/default/7629010202123572256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serbestnesirler.blogspot.com/2012/01/basladg-gibi-mi.html' title='Başladığı Gibi mi?'/><author><name>umidim</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-nGh6nVPn-M0/TxQChNq8R3I/AAAAAAAADaM/c9z5C4jIIA4/s220/%25C3%25BCmit%2B07.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total><georss:featurename>Istanbul, Türkiye</georss:featurename><georss:point>41.00527 28.97696</georss:point><georss:box>40.621829500000004 28.345246 41.3887105 29.608673999999997</georss:box></entry></feed>
